Daha once ki yazimda, TUDAV ile Bogaz’daki yunus arastirma turlarina katildigimdan bahsettmistim. Burada cektigim fotograflari turu organize eden Aylin’e verdim. Sonucta arastirma yapiyorlar ve fotograflarim islerine yarar diye dusundum. Bilindigi gibi, yunuslar yuzgeclerinden ayirt edilir. Hepsinin ki farklidir. Bir cesit parmak izi gibi.
Bir gun Aylin’den bir e-mail aldim. Arastrimalarina benim de katilmami istiyordu. Megersem cektigim fotograflar cok isine yaramis, hatta Ingilterede ki ortak calisma yaptiklari vakifa bile gondermisler. Hic tereddut etmeden kabul ettim. Bir kac kez bulustuk, yurtdisindan da gelen arastirmacilar ile beraber Bogaz’i bir asagi bir yukari dolastik. Yaz aylarina nazaran, Karadeniz taraflarinda hic goremedik. Ama Eminonu Kadikoy arasi tam bir Yunus Cenneti olmus!! Saat 13.00 gibi Kumkapi’dan teknemize bindik, aciklarda gordugumuz bir kac cekingen Mutur disinda saat 15.00′e kadar hic bir faliyet yoktu… Martilar denizin uzerinde peyaz bir ortu misali balikcilari bekliyorlar, bir kac ufak taka etrafimizda, dalgalarin dansina kapilmis, hersey uyum icinde… Hizla gecen ve rahatsiz edici sesleri olan Deniz Otobusleri disinda yunuslari kaciracak hic bir sey yoktu…
Muturlar, cekingen ve yanlizligi tercih eden yunuslardir. Yuzgecleri piramit seklindedir ve derileri koyu gridir. Bottle Nose Dolphin yani Afalina olarak bildigimiz yunuslara gore cok daha kucukler. Ama onlari Bogaz’da bu mevsimde gormus olmamiz bile arastirmalar icin onemli bir veri.
Sansimiza deniz dumduzdu, hava muhtesem, ( daha onceki bir kac cikisimizda donmustuk…) fazla gemi trafigi de yoktu.. Derken uzakta kalabalik bir kac Afalina gurup’u gorundu… hemen motorlari durdurduk. Teknenin burnuna oturdum, ayaklarimi asagi doru sallandirdim, bir agicin dalinda oturur gibi, melekler ile bulusucakmis gibi heycanli. Hepmizin kalbi yerinden cikacakti. Evet her seferinde boyle hissediyorum… Yunuslar ile kac kere karsilasirsam karsilasigim, hep ama hep heycanlaniyorum, yuregim icime sigmiyor… Muhetsem bir enerji saciyorlar..!!
Onlari korkutmamak icin cok sessiz olmamiz gerekiyordu. icimden denize atlamak gelse de gorevimi basari ile tamamlamak icin cekebildigim kadar fotograf cekmeye calistim. Vizorumden gorduklerime inanamiyordum. Atliyorlar, tankerler ile yarisiyorlar, oynuyorlar, kimi balik avliyor, kimi bizi merak edip teknenin yanina kadar gelip, bizi inceliyor…
Bir yunus ile goz goze gelmenin yasattigi duygulari size tarif edemem…
Gunes batana kadar beraberdik, donus yolunda ise, bizi yolcu etmeye karar verdiler.
Tekneden birbirileri ile iletisim kurmak icin kullandiklari tiz sesleri duyabiliyorduk!! Burnun altindan, yan donup resmen bize bakiyorlardi…!!
Sanirim, artik aramizda bir bag olustu. Ilk tanismamiz gerceklesti, bakarsiniz ilerde gercek bir dostluk olusabilir ?
TUDAV’a ve arastirmalarina devam edebilmesi icin, yakinda satisa cikicak t-shirt’lerden alabilirsiniz. Detaylarini bir kac hafta sonra facebook’umda ve burada yayinliyacagim.













































































