Zeynep ile çok sevdiğim arkadaşım Dilara‘nın sayesinde tanıştım. Uzun zamandır çocuk çekiyorum, biraz da yetişkinlerde şansımı denemek istediğimden bahsediyordum. Sağolsun Dilara hemen bana müşteriler bulmuş
Önce e-mailleştik. Zeynep beğendiği bir kaç örnek resim yolladı, bende tarzını ve konsepti belirlemeye çalıştım. Bir kaç gün sonra Bebek’te bir kafede buluştuk. Oturduk, kahvemizi içtik, brownie’mizi yedik, 1 saate yakın sohbet ettik. Meğersem çok ortak yönümüz varmış. Pozitif enerjileri yüklenmişken de çekime oracıkta başladık.
Benim ilk yetişkin portre çekimim olması nedeni ile biraz heycanlıydım. Daha önce sadece arkadaşlarımı çekiyordum ama bu sefer farklıydı. Müşterilerime karşı aldığım sorumluluğun ve onları tatmin etme yükü beni bir gece öncesinden zaten biraz uykusuz bırakmıştı. Zeynep çok nazik, yumuşak sesli ve hayat dolu bir insan . Onunla sohbet etmeye başladıktan sonra bütün heycanım kayboldu, sanki iki arkadaş buluşmuşuz da, keyifli bir gün geçiriyoruz.


Kafedeki çekimimiz bittikten sonra, Bebek parkına geçtik, havanın güzelliğinden istifade edip orada da bir kaç poz çektik. Kıyafet değişimi yaptıktan ve yine çok keyifli bir öğlen yemeğinden sonra, bir otelin bahçesinde ve koridorlarında çekimler yaptık. Tabii ki özel katlarda fotoğraf çekmek yasak olduğu için, nazikçe oradan ayrılmamız istendi. Bizde iki yaramaz kız gibi, kıkırdıyarak çıktık otelden.
Ama bence netice hiç de fena olmadı
Resimleri teslim aldıktan sonra, Zeynep düzenli olarak yazdığı websitesinde bugünümüzden bahsetmiş. İsterseniz birde çekimi onun gözünden yaşayın : http://www.caferuj.com.tr/Yazarlar/cr_zeynep_nefesoglu/2011/10/03/aslinda-her-kadin-bir-fotomodel
Çocukların bende yeri ayrı, ama itiraf etmeliyim ki bu çekimden de müthiş zevk aldım. Umarım Zeynep ile tekrar farklı konsept çekimler yaparız!
Özellikle Dilara’ya da çok teşekkür ediyorum, sayesinde fotoğraf yelpazeme yeni bir kategori eklemiş oldum…















